Anna Ahmatova
(23 Haziran 1889 - 5 Mart 1966)
Rus edebiyatının en büyük kadın şairi olarak adlandırılır. VEÇER (Akşam) İlk kitabıdır. Bunu izleyen şiirleri aşkla ilgilidir.
Deniz kuvvetlerine mensup bir mühendisin kızıdır. Çocukluğunu, devrin aristokrasisinin dinlenme şehri olan Çarskoye Selo’da geçirdikten sonra Kiev Üniversitesi’nde hukuk, Petersburg Üniversitesi’nde edebiyat ve tarih öğrenimi görmüştür. Henüz çok genç yaşta iken başkentin sanat çevresini toplayan kahvelerde görünmeye başlamış, bir yandan da belli başlı dergilerde ilk şiirlerini yayınlamıştır. Ahmatova, o çağda, 1910’da evlenip 1916 yılında ayrılacağı Gumilev ile birlikte, akmeist okulun kurucularından biri durumuna gelecektir. Gene bu arada, özellikle İtalya ve Fransa’ya sık sık geziler yapmıştır.
İlk şiir kitapları olan Akşam (1912) ve Tesbih (1914) geniş bir ilgiyle karşılanmıştır. Ahmatova’nın, İhtilalin ideolojik kaynaklarına karşı şüpheci davranmakla birlikte, aynı eğilimde olan öteki yazar arkadaşlarının çoğu gibi davranmayıp yurt dışına kaçmadığını ve muhalefete de geçmediğini görmekteyiz. Nitekim, iç savaşın hemen ertesinde yayınladığı şiir kitaplarında, bir yandan, yıkılan bir dünyanın verdiği acılık duygusu dile gelirken, bir yandan da, kurulmakta olan yepyeni bir dünyanın kaderi için beslenen inatçı bir güven duygusu bulmaktayız.
Ahmatova, İki Dünya harbi arasında şiir, eleştiri ve edebiyat tarihi alanlarında durmaksızın eser vermiştir.
İkinci Dünya Harbi sırasında, And ve Cesaret gibi, yurtseverlik duygularıyla dolu ünlü şiirlerini yazıp yayınlayan şair, 1946’dan sonra dogmatik tenkitçilerin sert ve sürekli hücumlarına göğüs germek durumunda kalacak ve şiirlerin ancak şu son yıllarda yeniden yayınlamak imkanına kavuşacaktır.
Eserleri, elli yıl sonra aynı coşkunlukla karşılanan Ahmatova, büyük şair Blok çizgisinde bir lirizmin temsilciliğini yapmaktadır.
